13 Temmuz 2017 Perşembe

BODRUM TATİLİ /YOUTUBE VLOG VİDEOLU




Selam!


Çok istediğim Bodrum tatilini sonunda yaptım. Kısa kısa çektiğim videolardan derleyip topladığım vlog kaydımı izlemek için sizi YouTube kanalıma beklerim, buyrun lütfen :)

Videoyu izlemek için buraya tıklayabilirsin!


Sevgiler, Tuğçe.





10 Temmuz 2017 Pazartesi

BUZ GİBİ LİMONATA TARİFİM





Selam Kızlar!

Havaların 45 dereceyi vurduğu bu günlerde yapılabilecek en güzel şey limonata. Bende neredeyse iki günde bir 1,5 litre limonata yapıyorum. Gördüğünüz üzere balkonda sefasını sürüyorum. Hazır buralara uğramış iken tarifi bırakıp kaçayım. 

Limonata yapmak kolay fakat önemli olan acı olmaması. Birazdan acı olmasını engelleyecek etkeni belirteceğim hadi gelin başlayalım!

Malzemeler 

4 adet limon
7 yemek kaşığı toz şeker
1,5 litre su


Hazırlanışı 

Limonlar yıkanıp kabukları rendelenir. Bunu yaparken kabuğun altındaki beyaz tabakayı kesinlikle rendelemiyoruz. Beyaz tabaka limonataya acı bir tat verir. Rendelenen kabuklara şeker ilave edilip iyice ovulur. Limonlar sıkılır ve limon suyu karışıma ilave edilir. Karışım buzdolabında 2 saat kadar bekletilir. Arada bir kaşık yardımıyla karıştırılır ki karışım dibe çökmesin. Son olarak karışım süzgüden geçirilir ve servise hazır hale gelir. 

Birkaç nane yaprağı ilave edip servis ettiğinizde sonuç muazzam :)

Afiyet olsun, 
Tuğçe





28 Mart 2017 Salı

Loreal Paris | Micellar Makyaj Temizleme Suyu


Selamlar!
Garnier Makyaj temizleme suyunu kullanmaya başladığımdan beri temizleme işleminde su olayını çok sevmiştim. jel,yağ,süt vs ürünler bana daha uğraştırıcı geliyordu. Fakat uzunca bir zaman bitirip bitirip yeniden aldığım garnier makyaj temizleme suyu ile yaklaşık üç ay önce yüzümde ve özellikle göz çevremde yarattığı hassasiyetler nedeniyle yollarımızı ayırdık.

Farklı farklı birkaç markanın makyaj temizleme suyunu alıp denedikten sonra çok şükür ki yeni favorimi bulabildim.


Loreal Paris | Micellar Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu

Bu ürünün bir normalden kuruya hassas ciltler için (pembe kapak) birde normalden karmaya hassas ciltler için (mavi kapak) olmak üzere iki çeşidi mevcut. Ben pembe kapaklı olanı tercih ettim. 400ml olan bu ürün açıldığı günden itibaren 6 ay ömrü var. Buda düzenli olarak kullanan bir insan için oldukça ideal bir süre. Saflaştırılmış su+gliserin içeren bu ürün aynı zamanda alkol,paraben,parfüm içermediğini ön yüzünde açıkça belirtiyor.

Gelelim kişisel yorumlarıma, benim göz çevremde herhangi bir yanma,kızarıklık,yorgun görüntü veya hassasiyet yaratmadı. Maskaramı oldukça rahat temizledim ve alt kirpik diplerimi buğulu bırakmadı ki bu benim için oldukça önemli. Gayet temiz bitişli bir uygulama oldu. Tonikle destekleyince de sonuç benim için oldukça iyiydi. Kendisi şimdilerdeki yeni favorimdir duyrulur.

Sevgiyle.


Tuğçe Çalışkanerler Ercan

24 Mart 2017 Cuma

Ölmeden Önce Yapılacaklar Listem



1 - Mezun olmak. 

2- Farklı farklı alanlarda sertifika sahibi olmak (Henüz 5 adet var)

3- Evlenmek,aile olmak.

4 - İkinci bir üniversite okumak.

5- Kapadokya'yı adım adım gezmek.



6- İyi bir Anne olmak.

7- Eskişehir'i Gezmek


8- Gece denize girmek 

9- İtalya'yı görmek




10- Karadeniz Turuna çıkmak




 11- Anıtkabir'i ziyaret etmek




12- Çanakkale Şehitliğine gitmek 




13- Ada'da bisiklet sürmek



14- Balkan Turu'na çıkmak



                                 15- Tabi ki maldivler tabi kiiiiiiiii


                                 

                         16- Barselonaaaaaaaaaa ! tam da şurada fotoğraf çekilmek





                                                                                 17- Miami tatili 



   18- Paris ! Paris!



19- Bozcaada'da uzun bir tatil


20- Kendi ofisimi kurmak

21- Çocuklar için bir denek kurmak ya da üyesi olmak

22- Huzurevi / Çocuk esirgeme kurumu ziyaret etmek

23- Yaşlı bir nene bile olsam her zaman iyi hissetmek ve iyi görünmek

24- Yeni bir dil öğrenmek

25- Kutsal kitapların tümünü okumak

26- Karavan ile akdeniz turuna çıkmak

27-  Fidan dikmek 

28- Kabe ziyareti

29 - Çocuklarıma bırakacağım bir kitap yazmak

30- Güzel bir vücuda sahip olmak

31- Arkaya dönüp baktığım her yılı ailemle birlikte sımsıkı bağlarla geçirmiş olmak

32- Bahçeli bir eve sahip olmak

33-  Ve veee yazarken bile kalbimin güp güp atmasını sağlayan mavi mini ! 
(mavi olması çok önemli )


34 - Lezettlimi lezzetmi yemekler,kekler,kurabiyeler,pastalar yapabilmek

35- Hiçbir zaman insanların kalıplaştırdığı şeylere deli gibi tapmadan kendi istediğim gibi davranabilmek





Benim ölmeden önce yapılacaklar listem şimdilik 35 maddeden oluşuyor. Ama henüz 24 yaşındayım ve eminim ki birkaç seneye kalmaz 100 madde 'yi bulur :)

Hepsinin tik olduğu günleri görebilmek dileğiyle ...

Tuğçe Çalışkanerler Ercan

18 Mart 2017 Cumartesi

Çanakkale Zaferi 102.yıl


  Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,
sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

Çanakkale Zaferi 102. yıl

17 Mart 2017 Cuma

Balayı | Kıbrıs Kaya Artemis Resort Casino | Girne Turu


Merhaba !
Yazdığım postlar arasında en çok Gittim Yerler kategorisinde yayınladığım otel yorumlarından geri dönüş alıyorum. Okuyana, gitmek isteyene az buçuk fikir olabiliyorsa ne mutlu.

Bu günkü postumuzun konusu Kıbrıs Kaya Artemis Resort Casino. Burası uzun zamandır gitmek istediğim, çok merak ettiğim ve gözümde epey büyüttüğüm bir yerdi. Nitekimde balayı tatilimiz için orayı tercih ettik. 

18 - 23 Eylül arasında konaklama yaptığımız Kaya Artemis 'den epey memnun kaldık diyebilirim. Öyle ki Eylül ayında gitmiş olmamızda bizim için büyük bir şans oldu. Eylül ayında bile epey sıcak olan Kıbrıs Ağustos sıcağında nasıl olurdu kimbilir.
Otel bir ana bina birde ek binalardan oluşuyor. Hijyen gayet iyiydi. Yemekler deseniz ben bu zamana kadar Gittiğim Yerler yazılarımda bahsettiğim tüm otellere on basar diyorum başkada bir şey demiyorum. Sabah öğle akşam tüm çıkan yemeklerin hem haşlaması hem ızgarası mevcuttu. Balığı, eti, sebzesi A 'dan Z'ye her gün çıkıyordu. Ve dediğim gibi pişirme alternatifleri olması yemek seçenler için ayrıca güzel. Bira istediğinizde size şişe ile veriliyor. Böylece içi sulu mu acaba diye düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Ayrıca birçok marka seçeneği mevcuttu. Ultra Herşey Dahil olduğu için her an her şey çıkabiliyor. Örneğin öğlen 4'den sonra waffle saati lokma saati vs. 


Biz yemeklerini,barını ve çalışanlarını çok sevdik. Otelin konumuna ve mimarisine diyecek tek kelime yok zaten. Fakat denizinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Deniz google resimlerinde ne görüyorsanız birebir aynısı MUH TE ŞEM ! her gün zorla çıktım diyebilirim :)


Biz Balayı çifti olduğumuz için birçok güzel avantajlardan da faydalanmamızla birlikte İzmir'e çok mutlu döndük. Ayrıca otel konum olarak her ne kadar merkeze uzak olsa da tabi ki tur servisleri mevcut. Biz bir günümüzü Girne gezisine ayırdık ve gitmişken Kıbrıs sokaklarını,kalesini doya doya gezmek istedik. Tur dediysem herkes serbest araba belli bir noktaya bırakıyor ve belirlenen saatte aynı yerden alıyor.


Girne sokaklarının her bir köşesinde alkol satan dükkanlar var. Fiyatlar desen şaka gibi. Biz oldukça keyifli bir tatil yaparak yeni bir yer keşfettik. Darısı gidip görmek isteyen herkesin başına. :)


Tuğçe Çalışkanerler Ercan

#Tuti Mutfakta | Tartolet Tarifim


Yeniden merhaba, bir post atıp aylarca uğrayamadığım güzeller güzeli blogum !

Bahar aylarının gelmesiyle içimde oluşan kıpırtılar sayesinde bu sefer geri dönmeye epey niyetliyim. Yazılacak postlar listemde hazır olduğuna göre amacımızdan şaşmadan tuti mutfakta adı altında oluşturduğum yazı serimin ilk tarifini yazmaya başlayabilirim.

Çok minnoş bir misafir ağırlayacağım için minnoş bir tarif yapmak istedim. İnternette gezerken 
bu enfes tartolet tarifini buldum. Hiç vakit kaybetmeden işe koyuldum ve bence sonuç son derece iyi oldu. Mutfak serime çok fazla yazı eklemeyi düşünüyorum. Tariflerimi nereden buluyorum, benim kadar acemi ve hiçbir tarifi tutturamayan biri nasıl yavaş yavaş gelişmeye başladı vs. vs. Ama tarif yazılarında bu tarz konulara pek girmek istemiyorum. Amacımızdan şaşmayalım. Her yazının bir sırası var. :) 
O halde hadi gelin size gerekli malzemelerden bahsedeyim.


Hamur için

2 su bardağı un 
1 çay bardağı pudra şekeri
1 adet yumurta
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 paket vanilya
150 gram tereyağı


Kreması için
2 buçuk su bardağı süt
2 yemek kaşığı un
1 yumurta sarısı
   1,5 yemek kaşığı labne peyniri
  1 yemek kaşığı tereyağı
  1 tatlı kaşığı nişasta
      2 yemek kaşığı toz şeker
Hazırlanışı
Öncelikle hamurumuzu yoğurup 1 saat dinlendiriyoruz. Yarım cm kalınlığında açıp daire şeklinde kesiyoruz ve kestiğimiz hamurları kalıplara yerleştiriyoruz. Önceden ısıtılmış (180 derece) fırınımızda hamurlarımızı artık pişirebiliriz. (20 dk)

Diğer bir yandan Lable hariç tüm malzemeler ile birlikte kremamızı pişiriyoruz. Piştikten sonra labneyi ileve edip yeniden çırpıyoruz. Son olarak frından çıkarttığımız tartlarımızın içini krema ile dolduruyoruz. Ve sıra geldi en eğlenceli kısma, ben çilek ile süslemeyi tercih ettim siz dilediğiniz meyveyi kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun :) 

Ben bu tarifi nefis yemek tarihleri adresinden buldum. Dilerseniz buraya linkini bırakıyorum. Belki bakacağınız başka enfes tarifler olur. 

Tuğçe Çalışkanerler Ercan


18 Ocak 2017 Çarşamba

' Makyaj Koleksiyonumun Olmazsa Olmazları


Merhabalar !
Her kız gibi benimde üç aşağı beş yukarı bir makyaj koleksiyonum var. Daha öncelerde çok daha fazla olan bu koleksiyon evlenmem ile birlikte sade ve ihtiyaca uygun bir hal aldı. düğünüme yakın hiç yeni bir ürün almadım daha çok düğün sonrası makyaj masama hazırlandım. Bunu yaparken de artık cildimi tanımış olmamın avantajlarını ve bilincini kullanarak sürekli ve cildime uygun olan ürünleri alıp fazlasından kaçınmaya özen gösterdim. Her ne kadar göster-dim. desem de ipin ucunu kaçırdığım zamanlarda olmadı değil. 
Velhasıl-ı kelam ne ürün alırsam alayım elim hep resimdeki ürünlere gider ve kullandığım ürünler neredeyse hiç değişmez. Hal böyle olunca bunun içinde bir post fena olmaz dedim. Uzuuuun uzun yazmanın bir manası yok. Yukarıdaki ürünlere sayfa sayfa yazılar yazılalı çizileli çok oldu. Ben eksik kalayım, kısaca bahsedip kaçayım.


İşte bitirip bitirip yeniden aldığım ten ürünlerim. Önüme yığınla BB krem koysalar gene maybelline gene maybelline derim. Aynı şey kapatıcı içinde geçerli bittikçe aldığım ürünler arasında oda maybelline markasına ait uygun fiyatlı bir kapatıcı. Gelelim MAC studio fix fondötene  bendeki rengi C 3.5 SPF 15 içeriyor benim tenime göre biraz turuncumsu olduğunu düşünüyorum fakat kapatıcılığı yerinde.  Hemen yanındaki MAC Mineralize Skinfinish Natural pudra ise bebeğim diyebilirim. Genelde hatta her zaman BB kremimi sürüp bu pudrayla sabitliyor başkada bir ten ürünü kullanmıyorum. Kalıcılığı çok daha iyi oluyor böylelikle.


Rujda pastel hayranıyımdır esasen. Yukarıda gördüğünüz rujlar ise neredeyse her makyajımda kullandığım her zaman elimin gittiği rujlar. Pastel nude günlük olarak kullandığım bir ruj. yüzümde makyaj olsun ya da olmasın dudaklarım hep canlı durmalı solgun dudaklara alerjim var. Bir yanındaki ise sosyal medyanın meşhuru lipubbly. Eyeliner ve kırmızı ruj makyajlarımın bir numarası. Neden bir numarası çünkü hafifte olsa dudağı dolgunlaştırdığı doğru. Kalıcılığı muazzam. Ben çok sevdim doğrusu. Gelelim bir yan tarafta duran flormar L12 'ye. Pembemsi bir ruj daha tatlı tonlarda makyaj yaptığımda abartılı durmayan fakat gayette canlı bir renge sahip bu rujda olmazsa olmazım. Ve gelelim son ruja pastel markasının classic serisinden 61 numara. Kaç tane bitirdim hatırlamıyorum ama tam bir kurtarıcı ruj. Makyaj tonu ne olursa olsun kıyafet seçimi nasıl olursa olsun uyumu mutlaka bir yerden yakalıyor. Kalıcılığı orta fakat pastel bu ürünü kaldırmadığı sürece almaktan asla vazgeçmeyeceğim ürünler listesinde bir numara olarak kalacak. Aşağıdaki fotoğrafta renkleri daha detaylı göreceksiniz.




Gelelim alık, bronzer, aydınlatıcı üçlüsüne,



                      Pastel Color Correct Contour Set

Evet TheBalm markasının hakkını yemek istemem ama ben Pastelin bu paletini aldığımdan beri thebalm allıklarım öylece duruyor diyebilirim. Tek palette tüm yapmak istediğim hamleleri tamamlayabiliyorum. Ayrıca renk kaliteside muazzam. Bu sebeple olmazsa olmazlar listesinde yerini çoktan aldı. Ama thebalm'ın frat boy paletinide unutmamakta yarar var. :)


Ve tabii ki TheBalm Nude'tude paleti. Bu palet olsun başka hiçbir palete ihtiyaç duymam. Kendi adıma konuşuyorum benim tüm ihtiyacımı karşılıyor. Gölgeli makyajı sevmeyen ben, bu paleti aldığım günden beri gölgeli makyaj yapıyorum diyebilirim. En sevdiğim renkleri : Stand-offish / sultry / sexy tek kelimeyle muhteşem bir palet.

Eyeliner 'da ise bittikçe aldığım tek ürün olan asla vazgeçediğim BeYu markasını detaylı olarak bu yazımda okuyabilirsiniz. Maybelline markasına ait maskaraları anlatmama gerek var mı ? Asla asla vazgeçmeyeceğim tek marka! (maskara konusunda)

Sevgiyle kalın. Tuğçe Çalışkanerler Ercan

30 Aralık 2016 Cuma

Yeni Yıl Hediyelerim



Merhablaaaar!
Başlıktanda anlaşıldığı üzere postumuz hediye postu. Üç tane güzeller güzeli bebeğim için yaptım bu paketleri. Birim canım ablam diğeri can içim yiğenim elam. Üçüncüsü ise pamuk kalpli arkadaşım Nilayım. Bu yıl ayrımcılık yapıp sadece kızçelerime hediye aldığım doğrudur.  :) Normalde kıyafet ayakkabı vs bir şeyler almayı düşünsemde sonra daha şirin bir şey yapmak geldi aklıma. Minik hediye sepetleri. içlerinde küçük küçük bir kaç hediye var. Bu sepetleri hazırlarken bir kızın olmazsa olmazları nelerdir sorusunu esas aldım.İçlerinden bir kaçını seçtim. Ablam ve Nilayıma yaptığım sepet birebir aynı elanınki bir tık daha farklı. Sepetleri gratis indiriminden de yararlanarak hazırladım. Tül ve kurdele yardımıyla süsleyerek tatlı bir imaj yaratmaya çalıştım. Peki nedir bu sepetin içini dolduran minik hediyeler;

* Rexona deodorant
* Törpü
* Makyaj temizleme pamukları
* bordo oje
* Krem oje
* Penti ten çorap
* Islak mendil
* Kotex
* Dudak balmı
* Çikolata
* Kahve

Eluşumun sepetinde ise,
* oyuncak
* çocuk parfümü
* çocuk dudak balmı
* ıslak mendil
* çikolata

Var. İşte böyleee umarım bol hediyeli bir yıl olur. Hala fikir arayanlar varsa onlara fikir olması umudu ile. Keyifli yıllar.

Tuğçe Çalıskanerler Ercan


26 Aralık 2016 Pazartesi

2017 'ye Bir Kala



Bir aylık nişanlı olarak girdiğim 2016'yı 3 aylık evli olarak uğurluyorum. En tatlı telaşlarımı, en büyük kararlarımı barındırdım içinde. İşten işe koştuğum kendime çokça şey kattığım dönüp bakınca kendime yeni yeni ünvanlar aldığım koca bir yıl. Ama çok daha özel şeyler var hepsinden öte... Bembeyaz gelindiğimi bu yıl giymek nasip oldu. Evet demek, yuva kurmak o yuvaya kuş olmak. 'şimdilik' en özel yılım oldun. Gün gelecek çok daha özel bir yıl daha yaşayacağım.Allahın izni ile.Ocak ayından bu yana Ne güzel anılar ne güzel fotoğraflar ve üstesinden gelinmiş ne çok işler... ben seni şükranlarla uğurluyorum 2016. 2017'yi ise umut dolu karşılıyorum.Daha mutlu daha donanımlı huzur dolu bir yıl ol 2017. Bereket ol. Kahkaha ol. Aşk ol. Bizleri doğru yoldan şaşırtma. İyilikten ayırma. Gönüllere vicdan ol. Dost ol. Her ne olursan ol bizi mutlu anlarımızdan utandıran haberlerle uyandıran bir yıl olma. Anaları ağlatma. Hainleri güldürme. İyilerin yanında olan bir yıl ol. Şükranlarla uğurlat kendini..         Tuğçe Çalıskanerler Ercan   
                       

3 Aralık 2016 Cumartesi

Biz Evlendiiikkk



Merhaba blog!
Sana bu yazıyı artık kendi evimden, eşimin işten gelmesini bekleyerek  yazıyorum. Değişik bir duygu kabul. Ama sanırım alışıyorum ve her gün daha çok benimsiyor daha çok seviyorum bu duyguyu. 13 gün sonra üç aylık evli olacağız. İlk bir ay alışma süreci olarak geçti sonrasında benimsedik ve kendi düzenimizi bir şekilde yerine oturttuk diyebilirim.
Kına gecem ve düğünüm hayallerimden daha da güzel geçti. Çok şükür. Bin şükür. Hep şükür. Hayallerimden bile derken çok aşırı şekilde eğlendiğimden bahsediyorum. İki günde o güzel kıyafetlerin altında  hep spor ayakkabı vardı. Nasıl yazmış Nil Karaibrahimgil son kitabında  "Topuklu ayakkabılar... hızımı kesiyorlar " :) Çılgınlar gibi eğlendik. Laf aramızda bunda çıkmadan önce yediğim içtiğim şeylerin  etkisinde büyük tabii :)
Evimize gelen giden eksik olmuyor olmasında inşallah. Evlendikten sonra insanlar değişir sanırdım olgun bir havaya bürünür farklı oturup farklı kalkarlar. Hiç te öyle olmadı. Aynı şekilde oturuyorum aynı şeyleri yiyor aynı şeyleri giyiyorum. Ben gene aynı gülüyorum.. Esas kız 23 yaşında esas oğlan 26 oluncaaaa dolayısı ile ev çoğu zaman eğlenceli bir bekar evi havasında oluyor. Büyükler geldiğinde durum değişiyor pek tabi.Peki neymiş bu evlilik derseniz söyleyecek iki çift sözüm de yok değil.
Evlilik...
Bunları söylemek için erken olsa da güzel şeymiş evlilik. Yeni bir dünya yeni bir benmiş.
Bir insana eş olmakmış. Aş olmakmış. Beklemekmiş aksamları işten eve dönmesini ve geçirmekmiş sabah sıcak bir çayla işine. Sorumluluk almakmış. Daha çok sabır daha çok şükür varmış bu evde. Ev değilmiş artık burası yuva olmuş. İçine çokca sevgi koymuşuz. Dolmuşuz taşmışız bir olmuşuz. Birlikte uyumayı tatmışız. Nefeslerimiz birbirine çarpmış. Çarpmış ve aşkla çarpılmış. Geceleri koltukta uyuyakaldığımda üstümü artık babam örtmüyormuş. Köşeye çekilmiş kitabımı okurken yanımda birinin maç yüzünden bağırmaları beni rahatsız etmemeye başlamış. Bende yemek yapabilir çamaşır yıkayabilirmişim meğer. Bu gün ne giysemden daha çok bu gün ne pişirsem der olmuşum ben meğer. Yeni yeni şeyler denemek, üretmek, zamana yetişme hızı ne güzel şeylermiş meğer.
En güzeli de çok şey değişse de biz hep aynı kalabiliyormuşuz meğer.

Sevgiyle...

Tuğçe Çalışkanerler Ercan

15 Ağustos 2016 Pazartesi

Yeni Evimin Güzel Tablosu | Tabloda.com




Merhabalar,
önümüzdeki ay Allah kısmet ederse düğünümüz var. Şu aralar tüm hızıyla hazırlık yapıyor, son detayları bitirmeye çalışıyoruz. Hal böyle olunca bir dekorasyon yazısı yazmakta fayda var dedim.

Evimin en gözde parçalarından biri olan güzeller güzeli kanvas tablom bu gün elime ulaştı. Evet nişan tablomuz var evet düğün tablomuz da olacak fakat bu kanvas tablo benim için oldukça özel. Nedeni ise içinde barındırdığı hikaye. O gün sevgilim önümde diz çökmüş, geri kalan ömrünü benimle geçermeye var mısın demişti. Ve her şey bir anda hızlandı. Yolunda giden ilişkimize evlilik start'ı verdiğimiz gündü o gün. Şu renklerin tatlılığına bir bakın tam tabloluk değil mi ama?

Şeker mi şeker pembe rengi, denizin huzur veren maviliği ile bu fotoğrafı inanılmaz çok seviyordum. Bununla birlikte içinde barındırdığı anlam ve aşk beni ayrıca duygulandırıyor. Unutturmuyor neye, nerden, nasıl başladığımızı.

Peki bu tatlı, minnoş, güzeller güzeli kanvas tabloyu nereden aldım size biraz bundan bahsedeyim;

Tabloda.com evet, bu siteye ilk girdiğimde mutfağım için güzel, renkli bana enerji verecek bir tablo seçmekti amacım. Bunun için oldukça çok seçenek vardı. Bu da güzelmiş diye üst sekmede açtığım tablolar tabir-i caizse dağ olmuştu. Ama bir dakika ne kendi tablonuzuda tasarlayabilirsiniz mi? işte bu benim için harika olmuştu. Çünkü benim tablo diye bahsettiğim bir fotoğrafım zaten vardı. Hemen bu fotoğrafımızı seçerek sipariş verdim. Siparişimin durumunu mail kanalıyla sorduğumda 3-4 dakika sonra hemen yanıt geldi ve durumu hakkında gerekli bilgilendirme yapıldı. Ben evde olmadığım için kargoyu annem teslim aldı. Bana ilk söylediği şey :

 ''Tuğçe capcanlı renkleri olan, çok güzel bir tablo olmuş.'' 

Eve gidip tabloyu gördüğümde bende aynı şeyleri söyledim. Birbirinden farklı çeşit çeşit modelleri ile evinizin havasını değiştirecek bu kanvas tablolara bir bakın derim. Ya da benim gibi ''tablo gibi fotoğraf be! '' dediğiniz bir anınızı gerçek bir tablo haline getirin. Karar sizin, zevk sizin :) Aşağıya fotoğrafın orjinal halini bırakıp, tablomu  asacağım duvarı belirlemeye kaçıyorum. Buyrun ikisini karşılaştırın samimiyetime bir de bu açıdan bakın.Tüm bu güzel kanvas tablolara www.tabloda.com adresinden  ulaşabilirsiniz. Öpüldünüz, Tuğçe.

10 Ağustos 2016 Çarşamba

Bloguma dair...


Merhaba,
Daha önce blog yazmaya nasıl karar verdiğimi şu yazımda uzun uzadıya anlatmıştım. Malesef açtığım günden bu yana pek fazla yol katettiğim söylenemez. Zaman zaman keşke açmasaydım dediğim oldu ya da artık yazmayacağım dediğim. Hatta daha da ileri gidip blogu kapattığım bile oldu. Beni o aşamalara getiren, postu okumadan yorum yapanlardı. Hiç unutmuyorum bir postta kullandığım üründen hiç memnun kalmadığımı anlattığımda altına şöyle bir yorum gelmişti '' Güzel ürüne benziyor '' arkadaşım ben üründen nefret etmişim sen ne diyorsun? Belli ki sadece fotoğrafa bakmış ve yorum yazmak için yazmıştı. Bunu yapma gereği neden duymuştu ? birçok sebep yazabiliriz buraya evet, eminim sizde bu sebeplere katılırsınız. O dönemlerde bu blog işlerinden soğuduğumu söyleyebilirim hatta bunu başka yazılarda da birçok kez dile getirdim. Uzun süre yazmadığım zamanlar oldu sonra geri geldim, içimi güzel hevesler kaplamıştı yeniden. Günde 5 tane yazı yazmak istiyordum ama öyle uyduruk şeyler olmasın, yazmak için yazmayayım deyip kendimi engelliyordum. Blogum açılalı 2.5 yıl olmuş bu süreye baktığımızda içerik sayısı oldukça az. Sebebi hep bu gelgitler.

Son bir haftadır bir yazma aşkı geldi ve yeniden depreşti hevesli hallerim. Bu post yayınlandığında 90 adet yazı olacak arşivimde. 200 küsur takipçi. Bu gün rakamların çok da fazla önemli olmadığını anladım. Buna etki eden faktör ise eski yazılarıma gidip onları okumamdı. Sabah 8'den 18:00 'e kadar çalışıyor olmama rağmen ne de güzel vakit ayırmışım kendi sevdiğim, uğraşmaktan keyif aldığım hobime. Ne de çok özen göstermişim (ya da göstermeye çalışmışım) görsellerime. Unuttuğum şeyleri hatırladım ben bu gün.  Tıpkı günlük okurken hissettiğim gibi tebessümle. İlk zamanlar adımdan sanımdan bahsetmez görüntümü gizlerken ilerleyen zamanlarda adım ve soyadımla kapatmışım yazılarımı. Özel anlarımı paylaşmışım, yaşayan bir blog olmuşum farkında olmadan. Günden güne özelleşmiş güzelleştirmiş sayfam.

Varsın okumadan yorum yapan olsun, varsın hiç yapmasınlar. Okuyanlara, keyfime ortak olanlara, bana iyi dilekler gönderenlere tabii ki lafım yok. Diğer her şeye gözlerimi kapatım bloguma demek istediğim iki satır sözüm var;
İyi ki açmışım seni blog! ve iyi ki yaşayan bir blog haline getirip hayatımın içine kadar, özelime kadar sokmuşum seni. Yoksa çekilecek gibi değilmişsin! yıllar sonra bana kalacak en güzel görsel şölen, en güzel günlük sensin...

Sevgiyle, 

Tuğçe Çalışkanerler